Zeytin Yetiştiriciliği

Zeytin Yetiştiriciliği

Zeytin Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde yetişen bir bitkidir. Bu nedenle daha çok Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü yerlerde yetiştirilir. Zeytin ağaçlarının büyük bir kısmı ülkemizde delicelerin aşılanması suretiyle elde edilmiştir. Zeytinin diğer meyve ağaçlarından en önemli farkı uzun ömürlü olmasıdır. Bin yıldan bile fazla yaşayabilir. Zeytin geç meyveye yatar.

ZEYTİNİN İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

Zeytin Akdeniz ikliminin meyvesidir. Akdeniz ikliminde genellikle sıcak ve kurak yaz ; ılık ve yağışlı bir kış hüküm sürer. Bu nedenle böyle özellik gösteren bölgelerde zeytin yetiştiriciliği yapılabilir.

Zeytinin iklim istekleri:

1-Isı:

Zeytin yetişen yerlerde genellikle ısı ortalaması 15-20°C arasında olmalıdır. Zeytin ağacı 25-30°C lerde çok iyi gelişir ve bol meyve verir. Zeytin max.40°C ye kadar yüksek ısıya , iyi sulandığı takdirde dayanabilir. Dayanabildiği minimum ısı derecesi –7 °C dir. Zeytin ağacının normal göz teşekkülü için uygun bir soğuklama süresine ihtiyacı vardır. Kış soğuklama müddetinin 60-75 gün kadar olması yeterlidir. Zeytin ağacının ısı istekleri vejetasyon dönemlerine göre değişir.

2-Yağış:

Zeytin ağacı için normalin altındaki ve üstündeki yağışlar zararlı olur. Yıllık 700-800 mm yağış zeytin için optimumdur.

3-Nem:

Denizlerden ve büyük su yüzeylerinden gelen rutubetli hava zeytin için bazı yöndenyararlıdır. Çünkü böyle havalarda yapraklarda terleme azalır ve susuzluk çekilmez.% 75-80 nem kabuklu bit ve odun kurtlarının zararını da azaltır. Fakat havada bundan fazla nem olursa fumajine ve danelerde kaliteli yağ birikmemesine neden olur. Çiçeklenme döneminde % 85 den fazla nem döllenmeyi kısıtlar ve dane tutumunu azaltır.

4-Rüzgarlar:

Çiçeklenme zamanı yani mayıs,haziran başlarında esen hafif rüzgarlar döllenmeye yardımcı olurlar. Çünkü zeytin ağaçlarında tozlanma daha çok rüzgarlarla olmaktadır. Yine ağaçların dal ve dalcıklarının arasından geçen hafif esintiler bazı mantari hastalıkların yayılmasına engel olur. Yaz aylarında esecek nemli rüzgarlar ise ağaçların susuzluk çekmesini kısmen önler.

Kış sonlarında esen keşişleme rüzgarı toprak nemini kaçırır. Mayıs sonlarında esen güney kurutucu samyeli rüzgarları çiçeklerin döllenmesine engel olur. Yazın güneyden gelen rüzgarlar ise toprak nemini kaçırır. Devamlı eserse daneleri buruşturur. Ağaçlara genel bir durgunluk getirir. Denizden gelen fırtınalar zeytin topraklarını tuzlandırır.

Güneyi kapalı olmayan yerlerde kışın esen lodos rüzgarı ağaçları zamansız uyarır ve ağaçların soğuktan daha çok etkilenmesine neden olur.

5-Yöney:

Zeytin ağacı ışığı çok sever. Bu nedenle güneş alan meyilli yerlerde en iyi sonucu verir. Güney yönler günün ısısını iyi aldığından uygundur. Özellikle soğuk geçit bölgelerinde bu yönler tercih edilmelidir. Meyilli arazilerde güneş ışınlarının yakıcı etkisi olmadığı için böyle yerler zeytin için uygundur. Zeytin böyle yerlerde bol mahsul verir. Meyvelerde yağ oranı yüksek olur.

6-Rakım:

Yüksek rakım zeytin ağacı için uygundur. Akdeniz ve Ege’de 800 m den yüksek yerler uygun değildir.

Toprak istekleri:

Bahçe tesisinde toprak seçerken çok dikkatli olmak gerekir. Zeytin uzun ömürlü olduğu için toprak seçiminde yapılacak bir yanlışlığın zararı büyük olur ve bu zarar yıldan yıla artarak devam eder.

Zeytinin torak konusunda pek seçici olmadığı söylenirse de bu hiçbir zaman fakir topraklarda daha iyi geliştiği ve bol ürün verdiği anlamına gelmez. Zeytin için en ideal toprak derin, kalkerli, kumlu, killi ve yeteri derecede havalı ve nemli topraklardır. Zeytin taşlı ve çakıllı topraklarda ve özellikle bayırlarda en nefis yağı ihtiva eden ürünü verir.Taban suyunun bir metreden daha yakın olduğu veya kışın zeytin köklerinin 3-4 haftadan fazla su altında kaldığı yerlerde zeytinlik tesis edilmemelidir. Bu gibi yerlerde ancak drenaj yapıldıktan sonra zeytinlik tesis etmelidir.

ZEYTİNLİK TESİSİ

Toplam ağaç varlığı ile dünya sıralamasında dördüncü olan ülkemizin zeytinciliğini geliştirmek için eski zeytinliklerin daha ekonomik duruma getirilme çalışmaları yanında, yeni tesislerin de entansif tesisler olarak kurulmasına çalışmalıdır. Bunun için de yeni tesislerde ağaçların verimsiz devresini mümkün olduğunca kısaltmak , verimliliğin daha fazla olacağı yerlerde bahçe tesis etmek ve mekanizasyona uygun bahçeler kurmak gerekir.

Arazinin hazırlanması:

İyi şartlarda zeytin ağacının kök sistemi ilk birkaç yılda gelişir ve hızlıca yayılır. Dikimden 4-5 yıl sonra 5-6 m aralıklı dikimde kök bütün araziyi doldurur.Yeni bir tesis kurulmadan önce derin işleme, tesviye, drenaj vb. toprak hazırlıkları tamamlanmalıdır. Derin sürüm bütün tesis alanını içine alacak şekilde yapılmalı, işleme 90-100 cm derinlikte olmalıdır. Türkiye zeytinliklerinin büyük bir kısmı meyilli arazide olduğundan toprak ve suyu muhafaza edecek tedbirler de alınmalıdır. bunun için de iyi bir teraslama yapmak gerekir.

Çeşit seçimi:

Çeşit seçimini etkileyen birçok faktör vardır. İlk önce nasıl değerlendirilecekse ona göre çeşit seçmek gerekir.(yağlık siyah, yeşil sofralık vb.) Bölgelere uygun çeşit seçmek gerekir.

Bölgemizde yaygın olan çeşitler:

Memeli:

İzmir ilinin özellikle Menemen, Kemalpaşa ilçelerinde yaygın olan bir çeşittir. İyi gelişir. Meyvesi iridir. Ovaldir. Yeşil meyve rengi açık yeşilimsi sarı, et-çekirdek bağlantısı orta kuvvettedir. Çekirdek küçüktür. Meyvede uçta belirgin bir meme bulunur. Çeşit adını bu özelliğinden alır. Verimi iyi olan bir çeşittir. İzmir ve civarında yetiştirilen bu çeşide eski zeytinliklerde rastlamak mümkündür. Ürün sofralık ve yağlık olarak değerlendirilir.

Memecik:

Meyvesi iridir. Memeli olup çeşit adını buradan alır. Yeşil meyvesi puslu koyu zeytin yeşili renktedir. Olgun meyvesi koyu vişne-siyahtır. Et-çekirdek bağlantısı oldukça kuvvetlidir. Çekirdek küçüktür. Verimli bir çeşittir. Kuvvetli periyodisite gösterir. Ege bölgesindeki ağaç varlığının % 50 den fazlasını memecik teşkil eder. Ürün yağlık ve sofralık olarak değerlendirilir.

Ayvalık:

Meyve büyüklüğü ortadır. Şekil yuvarlağa yakındır. Yeşil meyve rengi puslu, tipik zeytin yeşili rengindedir. Olgun meyve rengi koyu vişnedir. Et-çekirdek bağlantısı kuvvetlidir. Çekirdek büyüklüğü ortadır. Orta derecede periyodisite gösterir. Kendine verimlidir. Pembe olumda sofralık olarak değerlendirilir. Daha çok yağlık olarak değerlendirilen bir çeşittir.

Gemlik:

Meyve büyüklüğü ortadır. Yeşil meyve rengi puslu, tipik zeytin yeşilidir. Olgun meyve parlak, koyu siyahtır. Et çekirdekten kolay ayrılır. Çekirdek büyüklüğü ortadır. İyi bakım şartlarında düzenli ürün verir. Kısmen kendine verimlidir. Daha çok sofralık olarak değerlendirilir.

İzmir sofralık:

İzmir ili civarındaki eski zeytinliklerde rastlanılan bir çeşittir. Meyvesi çok iridir. Şekli ovaldir. Ucu memelidir. Yeşil meyve rengi tipik zeytin yeşili rengindedir. Olgun meyve rengi parlak koyu vişne-siyahtır. Çekirdek küçüktür. Gelişmesi ve verimi düşük bir çeşittir. Şiddetli periyodisite gösterir. Boncuklu meyve oluşumu vardır. Bu nedenlerle pek yayılma imkanı bulamamış bir çeşittir. Yeşil sofralık olarak değerlendirilir.

Uslu:

İzmir, Manisa ve Aydın’da yetiştirilen bir çeşittir. Meyve büyüklüğü ortadır. Yeşil meyve rengi parlak yeşildir. Olgun meyve rengi parlak koyu siyahtır. Ucu memesizdir. Çekirdek etten kolay ayrılır. Çekirdek büyüklüğü ortadır. İyi bakım şartlarında düzenli ürün verir. Siyah sofralık olarak değerlendirilen bir çeşittir.

Çakır:

İzmir ve civarındaki eski zeytinliklerde rastlanılan bir çeşittir. Meyvesi orta büyüklüktedir. Şekli armut büyüklüğündedir. Yeşil meyve rengi hafif puslu, yeşildir. Olgun meyve rengi koyu vişne-siyahtır. Et-çekirdek bağlantısı kuvvetlidir. Çekirdek küçüktür. Erken meyveye yatar, verimlidir. Kısmen kendine verimlidir. Meyvelerin yeşil kalışından ötürü çeşide çakır denmektedir. Yağlık bir çeşittir. Yeşil sofralık olarak da değerlendirilir.

Çilli:

İzmir ilinin Bornova, Kemalpaşa; Manisa ilinin ise Turgutlu ilçelerindeki eski zeytinliklerde rastlanan bir çeşittir. Meyvesi iridir. Şekli yuvarlağa yakın ovaldir. Memesizdir. Meyvesi çillidir. Çeşit adını buradan alır. Olgun meyve rengi koyu siyahtır. Et çekirdekten kolay ayrılır. Çekirdek küçüktür. Periyodisite gösterir. Yeşil sofralık olarak değerlendirilen bir çeşittir.

Domat:

Meyvesi iridir. Şekli silindiriktir. Yeşil meyve rengi açık yeşildir. Olgun meyve rengi parlak koyu bordodur. Çekirdek büyüklüğü ortadır. Verimlidir. Zayıf periyodisite gösterir. Düzenli ürün verir. İyi bir tozlayıcıdır. Yeşil sofralık olarak değerlendirilir. Çekirdek eti çıkarılarak dolgulu zeytin şeklinde işlenir.

Manzanilla:

Meyvesi orta büyüklüktedir. Şekli yuvarlaktır. Yeşil meyve rengi tipik zeytin yeşili rengindedir. Olgun meyve koyu vişne-siyahtır. Et çekirdekten kolay ayrılır. Çekirdek küçüktür. Bakım tedbirleri iyi olursa düzenli ürün verir. Kendine verimlidir. Erken olgunlaşan bir çeşittir. Yeşil sofralık olarak değerlendirilir.

Erkence(hurma):

İzmir yağlık, yerli yağlıktır. Çekirdek etten kolayca ayrılır. Çekirdek küçüktür. Kuvvetli periyodisite gösterir. Kısmen kendine verimlidir. Esasen yağlık olarak değerlendirilen bir çeşittir. Nemli deniz rüzgarının hakim olduğu yerlerde meyve ağaç üzerinde acılığını kaybeder, kahverengi renk alır ve doğrudan yenilebilecek bir hal alır. Bu nedenle bu çeşide hurma zeytini de denir.

DÖLLENME BİYOLOJİSİ

Zeytinlerde bol mahsul alabilmek için iyi bakım yanında açan çiçeklerin döl tutum oranının da rolü büyüktür. Bazı çeşitler iyi döl tutma bakımından bir başka çeşidin çiçek tozlarına ihtiyaç duyarlar. Bu bakımdan zeytinlik tesis ederken o bölgeye hakim çeşidin sıra başlarına 1/10 oranında diğer çeşitlerden dikerek döl tutumu artırılır.

DİKİM ŞEKİLLERİ

Zeytinliğin kurulacağı yer, işleme durumu, ara ziraatının yapılıp yapılmayacağı ve arazinin meyili gibi hususlar göz önüne alınarak uygulanmalıdır.

a-Kare şeklinde dikim:

Köşeleri dik arazilere, küçük sahalara uygulanır. Sıra arası ve sıra üzeri mesafeler eşittir. Her yönde işleme yapmak mümkündür. Dikim için tarlanın iki kenarında dikim mesafesinin yarısı kadar aralık bırakılır. Bundan sonra üzüme üzerine dikim aralığı kadar işaret yapılmış ip veya tercihen zincir alınır. İşaretli yerler kazıklarla tesbit edilir.

b-Dikdörtgen dikim:

Daha çok ara ziraatı yapılmak istenen yerlerde tatbik edilir. Sıra üzerleri daraltılıp sıra araları daha geniş tutulmak suretiyle dikim yapılır. Bu şekilde sıraların kuzey-güney istikametine gelmelerine dikkat edilmelidir. Böylece ağaçların günün her saatinde güneşten faydalanmaları sağlanır.

c-Üçgen dikim:

Bu şekilde dikimde ağaçlar birbirinden eşit uzaklıklarda bulunur. Her ağaç eşkenar bir üçgenin köşelerinde yer almıştır. Bu dikim şekliyle araziye daha fazla ağaç dikilebilir. Geniş ovalarda ara ziraatı yapılmayan yerlerde uygulanır. Hafif meyilli yerler için uygun bir dikim şeklidir.

d-Tesviye eğrilerine göre dikim(kontr dikim):

Meyilli yerlerde toprak ve su muhafaza tedbirleri olarak setleme yapılmasından sonra uygulanarak dikim şekli mutlaka kontr dikim olmalıdır. Meyil kuzey-güney yönünde ise sıralar doğu-batı, meyil doğu-batı yönünde ise sıralar kuzey-güney yönünde olmalıdır.

Dikim aralık ve mesafeleri:

Fidanlar arasındaki mesafe, bölgenin iklimine, toprak karakterine, ağacın alacığı taç büyüklüğüne, çeşide ve ağaca verilecek şekle göre hesaplanır.

Ağaç sıralarının istikameti:

Sıravari dikim yapılacaksa dikim yapılacaksa o bölgenin devamlı ve sert esen rüzgarlarının istikametini bilmek gerekir. Ağaçlardaki şekil bozukluklarının önlenmesi ve çiçeklerinin döllenmesinin kolay olması için ağaç sıralarının rüzgarların estiği yönde olması gerekir.

Fidan çukurlarının açılması:

Dikim çukurlarının açılmasında 1.50 m boyunda tam ortasında ve uçlarında kertikler bulunan dikim tahtası kullanılır.Orta kertiğe işaret kazığı gelecek şekilde dikim tahtası yerleştirilir. İki uçtaki kertiğe birer kazık daha çakılarak dikim tahtası ve işaret kazığı yerlerinden alınarak iki kazık arasında fidan çukuru kare olarak açılır. Derinlik 80 cm olmalıdır. Çukur açılırken üstten 40 cm yer kadar olan toprak çukurun bir tarafına, alttaki 40 cm lik toprak diğer tarafa yığılır. Bu işlemin dikimden bir ay önce yapılması faydalıdır.

Fidanların dikimi:

Dikeceğimiz fidanlar, aşılı fidan, dikme veya delice olabilir. Biz burada aşılı topraksız fidan ile aşılı veya çelikten üretilmiş topraklı(tüplü) fidanın dikini göstereceğiz.Topraksız dikilecek fidanlar söküldükten dikilinceye kadar kurumamaları için su tedbirleri alınmalıdır.

a-Fidanlar sökülmeden evvel yaprakları tamamen koparılmalıdır.

b-Lüzumunda sökümden hemen sonra kökleri çamura bulanmalıdır.

c-Fidanlar nakilleri esnasında ve dikilecekleri yerlerde hiçbir surette açık havaya maruz bir yere bırakılmamalı, kısa bir müddet bekleyecekse mutlaka fidanlar hasır veya ıslak saplarla örtülmeli uzunca bir süre bekleyecekse hendeklenmelidir.

Naylon torbalarda yetiştirilmiş fidanlar topraklarıyla taşınıp dikileceklerinden ayrı yaştaki topraksızlardan en azından iki yıl daha erken mahsule yatarlar ve üstelik hiç fire vermezler.Fidanların dengeli ve sıhhatli büyümeleri için temel gübreleme yapılmalıdır. Bunun için açılan çukurun dibine 25-30 kg yanmış ahır gübresi, 2-3 kg fosfat, 1-2 kg potasyum sülfat koymak gerekir. Daha sonra çukurun üstünden çıkarılan toprakla bu gübreler karıştırılır. Burada fidanın kökleriyle gübrenin direk temas etmemesine dikkat etmek gerekir.

Eğer dikilecek fidanlar topraksız ise onun hem tacından hem de köklerinden yeterli ölçüde budama yapmaya ihtiyaç vardır.Dikimde çukurun iki tarafındaki kazıkların ortasına dikim tahtası yerleştirilir. Tüplü veya topraksız fidanın gövdesi dikim tahtasının orta kertiğine gelecek şekilde çukurun ortasına yerleştirilir. Fidan tüplü ise naylon torbası bıçak yardımıyla kesilerek alınır. Daha sonra tarlanın yüzeyindeki üst topraktan fidanın dibine atılır ve kök çevresi biraz bastırılır.

Çelikle üretilen fidanlar genelde söküldüğü toprak derinliğinde dikilir.Aşılı fidanlarda dikim derinliği, aşı noktası toprak yüzeyinden biraz yukarıda kalacak şekilde olmalıdır. Daha sonra can suyu vermelidir.

TOPRAK İŞLEME

Toprak işleme, zamanında ve tekniğine uygun şekilde yapıldığı takdirde;toprakta biyolojik faaliyet artar ve ham besin maddeleri olgun şekle getirilir, yağış sularının toprakta muhafazası kolaylaşır, toprağın havalanması suretiyle toprak ısınır, kökler daha iyi gelişir.Toprak işlenmesi zeytinliklerde yılda iki veya üç defa yapılır. Birinci işleme hasattan sonra toprakta tav bulununca pullukla 15 cm. derinliğinde yapılır. Bu sürümde ağaçların diplerine fazla yanaşmamaya ve daha derin sürüm yapıp köklerin parçalanmamasına dikkat edilmelidir.

İkinci işleme, ilkbaharda hafif yani 10-12 cm.’yi geçmemek şartıyla pulluk, tırmık ve benzeri aletler kullanılarak yapılır.İlkbahar sürümünde geç kalınmamalı, çiçek açmadan 10 gün önce sürülmelidir. Bu sürümde yeşil gübre bitkileri de toprağa karıştırılır.Üçüncü işleme; daha ziyade dökülmeye başlayan dip zeytinlerin toprağa karışması, otlar altında kaybolmaması amacıyla, toprağın düzeltilmesi ve otların temizlenmesi için yapılır.

GÜBRELEME

Zeytin ağaçları özellikle şu dönemlerde besin maddelerine ihtiyaç duyar.

-Meyve gözlerinin farklılaştığı (şubat-mart)

-Çiçeklenmenin olduğu (mayıs)

-Meyve bağladığı (haziran)

-Çekirdeğin sertleştiği (temmuz-ağustos) dönemlerinde.

Çiçeklenme ve meyve verme bağlama dönemlerinde azota aşırı istek duyar. İhtiyacı olan azotun yarısını (2/4) bu dönemlerde harcar. Yıllık azot ihtiyacının yarısı amonyum sülfat bileşiminde çiçeklenmeden 3-4 hafta önce (şubat-mart) verilmelidir.

Fosforlu ve potaslı gübreler azotlu gübreler gibi yıkamalarla kaybolmadıkları için hemen ağacın ihtiyaç duyduğu anda verilmesi zorunluluğu yoktur. Bu gübreler kış sonunda geç kalmamak kaydıyla şubat ayı içerisinde verilmelidir.

Eğer üç besin maddesini (azot, fosfor, potas) ihtiva eden kompoze gübre kullanma zorunluluğu varsa özellikle boş ürün yılında sonbaharda verilebilir. Ancak sonbaharda verilmesi halinde kış yağışları ile kompoze gübredeki azotun bir kısmı yıkanarak kaybolur. Bunu önlemek üzere;daha geç kalmamak kaydıyla, şubat ayı içerisinde verilmesi tercih edilir.

Gübrenin verilme şekli meyilli zeytinliklerde

Meyilli yerlerdeki zeytinliklerde ağaç gövdesinden 2-3 m. Üst kısmında yarım hendek usulü uygulanmalıdır.

Seki teras yapılmış zeytinliklerde

Yarım hendek ağacın alt kısmına uygulanmalıdır.

Düz zeytinliklerde

Dairevi hendek usulü veya gövdeden 70 cm’den itibaren taç izdüşümüne serpme olarak uygulanabilir.

Diğer bir yöntem sıralar arasında tam ortadan geçirilen kanal pullukları ile açılan hendeklere uygulamadır.

En iyi verimli bir gübreleme için,tesisin yaprak ve toprak analizinin yaptırılması, ilgili uzmanların vereceği rapora göre gübreleme yapılması gerekir.

SULAMA

Ağacın en fazla suya ihtiyaç duyduğu haziran,temmuz, ağustos ve eylül ayları süresince 4-5 defa sulanması halinde mahsulün birkaç misli arttığını araştırmalar göstermiştir.Zeytin ağaçlarının çiçek açtığı halde dane tutmaması, haziran ayındaki meyve silkme nedenlerinden biri de, kış ve ilkbahar yağmurları ile yeterli suyun toprakta birikmemiş olmasıdır.Zeytin ağaçlarında diğer bir kritik devre olan çekirdeğin serleşmeye başladığı ağustos-eylül aylarında toprakta yeter miktarda su bulunmaması nedeniyle dane normal iriliğini alamamakta ve zamanından önce dökülmektedir.Genellikle zeytinliklerde meyil derecesine göre % 0.8-3 meyil gösteren zeytinliklerde yalak veya tava şeklinde, % 3-4 meyilli zeytinliklerde karık ve çizgi usulü, meyilin daha fazla olduğu hallerde de tesviye eğrileri istikametinde açılacak karıklar içine suyu vermek suretiyle sulama yapmak gerekir.Sulama suyunun % 0.4’den fazla tuz ihtiva etmemesi ve dekara ortalama 400 ton su hesaplanması gerekir.

BUDAMA

Budama; ağaçlara belirli bir şekil vermek ve onları maksimum verime ulaştırmak için dal gelişimini teşvik ederek veya engelleyerek tabii gelişme şekillerini değiştirmek için ağaçlara tatbik edilen bir işlemler zinciridir. Hatta budama belirli bir zaman içerisinde, ağacın bir kısmının veya tamamının yapısını düzenleme veya yenileme imkanı verir.Budama ağacın gelişmesi ile ürün vermesi arasındaki dengeyi muhafaza etmek için gereklidir. Budama ağacın farklı dönemlerine uyması gerekir. Ürünsüz dönemde ağaç çok hafif budamalara tabi tutulmalı veya hiç budanmamalıdır. Ağaç verime yattıktan sonra hafif budamalar uygulanmalıdır. Yaşlılık döneminde ise sert budamalarla ağaç gençleştirmeye tabi tutulmalıdır.

Bir zeytin ağacına tüm yaşamı boyunca uygulanacak budamaların şu ihtiyaçlara cevap vermesi gerekir.

-Büyüme ve meyve teşekkülünü dengelemek.

-Verimsiz dönemi mümkün olduğu kadar kısaltmak.

-Ağacın dengeli verimli dönemini uzatmak.

-Ağacın zayıflamasını ve erken yaşlanmasını önlemek.

-Ekonomik olmak.

-Kuru şartlarda yapılan zeytin yetiştiriciliğinde verimi sınırlayan esas faktörün su olduğunu gözden uzak tutmamak.

Budamanın yaparken, budama zamanından hemen önce sonbahar, kış yağış miktarı, önceki yıl alınan ürün miktarı, ağacın gelişme ve beslenme durumu, ürünün değerlendirme şekli (sofralık, yağlık), dikim sıklığı ve ağaca verilmiş şekil verilmiş şekil verilmiş şekil göz önünde bulundurulmalıdır.

Budamanın uygulama zamanı:

Zeytinin budaması genellikle hasattan sonra başlar. Bölgemizde aralık ayından itibaren budama yapılabilir. Zeytin dal kanseri ile bulaşık zeytin ağaçlarına yaz budamalarının uygulanması önerilir. Zeytinliklerin çoğunda budama iki yılda bir yapılır. Alternansı hafifletmek amacıyla budamayı bol ürün yılından sonra yapmamak gerekir. Muhtemelen bol ürün yılından sonra zayıf bir çiçek oluşumu söz konusudur. Ürün elde etmek için bu çiçeklerin tümü gereklidir.

Şekil budaması:

Şekil budamasının amacı ağacın vejetatif aksamını ve tüm mahsuldar dönem içerisinde ürüne destek olacak iskeleti veya çatıyı meydana getirmektir. Yeni dikilen zeytin fidanlarında ilk iki yıl boyunca budama yapılmamalı veya gövdenin alt kısmından uyur gözlerden çıkan gereksiz sürgünleri kesipçıkarmak üzere asgari düzeyde uygulanmalıdır. Bu tip kesimler yaz döneminde yapılmalıdır. Eğer gövde üzerinde kalın dal çıkarılması lüzumlu ise kesimler budama makası ile yapılmalı ve bir miktar (2-3 cm) tırnak bırakılmalıdır.

İlk iki yıl geçtikten sonra ilk şekil budaması yapılmalıdır. Fakat budama yine de hafif olmalıdır. Ağaç amaca uygun olarak 0.6-1 m yükseklikteki gövdeden 15-20 cm aralıklarla düzgün dağılım gösteren 3 dal bırakılarak şekillendirilmelidir.

Mahsul budaması:

Ağaçların yüksek bir yaprak/odun oranına sahip olduğu bu verimlilik periyodu boyunca budama işlemi taç içerisindeki ışıklanmayı arttırmaya yönelik olmalıdır. Bu dönemde gerçekleştirilen budamalarağacın verimli periyodunu maksimum oranda uzatmayı amaçlamaktadır.

Mahsul budamasında şu hususlar sağlanmalıdır:

-Güneş ışınlarından azami olarak yararlanmalıdır

-Dallar arasında denge kurulmalı , uygun seyreltmelerle tacın iç kısmındaki ışıklanma artırılarak ağacın iskeletini meydana getiren dallar arasındaki denge muhafaza edilmelidir.

İnce dalların aşırı seyreltilmesinden kaçınılmalıdır. Mahsuldarlık döneminde, iki yılda bir gerçekleştirilen budama her yıl gerçekleştirilenlere göre daha avantajlı olmaktadır.

Sofralık zeytinlerde sulama gereksinimi nedeniyle daha iri dane elde etmek amacıyla biraz daha kuvvetli bir budamaya ihtiyaç vardır. Böylelikle daha iri ve kaliteli ürün sağlanabilir.

Kesim yerlerine katran sürülmeli, güneşe maruz kalan gövde ve ana dallara zarar görmemesi için kireç badanası yapılmalıdır.

Gençleştirme budaması:

Yaş ilerledikçe zeytin ağacının odun aksamı yavaş yavaş artar. Bunun sonucunda alternans artar ve ürün kalitesi bozulur. Ürün miktarı düşer. Zeytinin yaşlı odun kısımlarında önemli miktarda uyur göz vardır. Budama ile uygun bir şekilde uyarılan bu gözler normal odun gözleri olarak gelişirler ve gerektiğinde ağacı yenilerler. Zeytinliklerdeki gençleştirmeye yönelik budamalardaki başarı tamamen bu büyük kendini yenileme gücünden kaynaklanır. Gençleştirmede tırnaklı kesimlerden kaçınılmalıdır.

Kabaklama; üç dört gövdeli ağaçlara uygulanır. Uygulama bütün dalları gövdeden kesmek yani kabaklamak suretiyle yapılır. Kesim yerinin altından çok sayıda sürgün çıkar, kesim yerinin 20-30 cm altından çıkan sürgünler muhafaza edilir. Bunlara iki yıl herhangi bir işlem yapılmaz. İkinci yıl sonunda üç dört sürgün bırakılır. Çok aşağıda ve yarıya yakın yerlerde bulunanlar çıkarılır. Çeşit değiştirmeyle birlikte gençleştirme budamasında ağacın dalları ya da yaşlı gövdenin kesilmesinden sonra ağacın gövde veya dallarının aşılanması yeterlidir. Aşı tipi önemli değildir.

Büyük hacimli ağaçların gençleştirilmesinde ise çok sert budamalarla ikinci ya da üçüncü çatallanma noktalarından ana dalların üst kısımları çıkartılır ve yatay dallar gerekirse kısaltılır. Böylece 4-5 yıllık bir dönem içerisinde yaşlı gövde ve ana dallarla birlikte taç kısmı tamamen gençleştirilmiş bir ağaç elde edilir.

ZEYTİNDE PERİYODİSİTE

Periyodisite demek ağacın veya dalın yıldan yıla düzenli olarak ürün vermemesi demektir. Zeytinde periyodisitenin içsel kontrol sisteminde hormonlar,enzimler ve fenolik bileşiklerin birlikte rol oynadığı, periyodisitenin şiddetinin büyük ölçüde çeşide bağlı olduğu görülmüştür.

Zeytin yetiştiriciliğinde periyodisite sorununu azaltmak için alınması gereken önlemler şunlardır:

1-Yeni kurulacak tesislerde alınabilecek önlemler;

a-İklim ve toprak şartlarının uygun olması, koşulların sağlanması.

b-Az alternans gösteren çeşitlerin tercih edilmesi.

2-Eski tesislerde alınabilecek önlemler;

a-Budama

b-Sulama

c-Gübreleme

d-Hastalık ve zararlılarla mücadele

e-Uzmanlar tarafından önerilebilecek büyümeyi düzenleyen maddelerin kullanılması

f-Kültürel teknikler bakımından çeşit için uygun olabilecek yöntem ve prensiplerin saptanması.

HASAT

Bugün için hasat Türkiye’de de tüm zeytinci ülkelerde olduğu gibi üretim masrafları içerisindeki yüksek payı nedeniyle zeytin kültüründeki en önemli sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.Zeytinde hasat zamanı iklim,çevre ve çeşide göre eylül,ekim aylarıdır. Sofralık siyah zeytin hazırlanacaksa zeytinlerin çeşidine has olgunluk rengini alması beklenir. Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve kalmadığında meyvede yağ oranı maksimuma çıktığı zaman hasat edilir.Yeşil zeytin hazırlamak istendiğinde meyveler, zeytin yeşili renginden sarımsı-yeşil renge döndüğü zaman toplanması uygundur.

Hasat yöntemleri bölge halkının sosyo-ekonomik koşulları, çeşit özellikleri, ağaç ölçüleri vb. faktörlere bağlı olarak farklılıklar gösterir. Mevcut uygulamaları genellikle ağaçtan düşürme,yerden toplama ve doğrudan ağaç üzerinden elle veya bazı yardımcı aletlerle toplama şeklinde ikiye ayırabiliriz.Çok büyük, herhangi bir budama da yapılmamış ağaçlarda, fizyolojik olgunluğa erişerek dökülen meyveler doğrudan doğruya yerden toplanır. Bu yöntemin danelerin kısmen kaybolması, çürüme ve bozulmalar nedeniyle düşük kaliteli yağ elde edilmesi gibi olumsuz yönleri vardır.

Küçük ve orta boylu ağaçlarda merdiven yardımıyla elle sıyırma yöntemi kullanılır.Yağlık zeytinler ise genellikle sırıklama ile hasat edilmektedir. Bu yöntemde meyve dalları sırıklarla çırpılarak meyveler düşürülür. Bu sırada filiz ve dallar kırılmakta ve berelenmeler meydana gelmektedir. Ayrıca kanserli bölgelerde kanserin yayılmasına neden olur. Sırıklama yapma zorunluluğu varsa kısa sırık kullanılması, sırıklamanın tacın içinden dışa doğru yapılması uygun olur. Makineli hasatta, ise el ile kullanılan basit mekanik aletlerle (manuel taraklar) hasat edilmekte ve % 20 işgücü randımanı artmaktadır.Ayrıca sarsıcılar da makineli hasatta kullanılmaktadır.