İncilipınar Cd. No: 05 Denizli
+90 535 627 40 20

Kestane

Ekiz Fidancılık - Fidan Üretimi ve Satışı

Kestane, Anadolu’nun eski kültür ağaçlarındandır ve Türkiye dünyanın önde gelen kestane üreticileri arasındadır. Denizli’nin Buldan ilçesinde yetişen “Buldan Kestanesi” tescilli bir menşe adıdır. Ekiz Fidancılık olarak kestane fidanı üretiyoruz; aşağıda kestane yetiştiriciliğine dair temel bilgileri bulabilirsiniz.

Türkiye'de ve Denizli'de kestane

Türkiye’de yetiştirilen kestane, Avrupa ya da Anadolu kestanesi olarak bilinen Castanea sativa türüdür; meşe ve kayınla aynı familyadandır. Anadolu bu türün eski kültür alanlarındandır; kestane Karadeniz, Marmara ve Ege’nin nemli orman alanlarında doğal olarak yetişir. Süs ağacı olarak dikilen at kestanesi (Aesculus) ise ayrı bir bitkidir ve meyvesi yenmez.

FAOSTAT verilerine göre Türkiye 2024’te yaklaşık 74 bin ton kestane üretmiş ve dünyada Çin, İspanya ve Bolivya’nın ardından 4. sırada yer almıştır. TÜİK verilerine göre üretimin yarıdan fazlası Aydın ve İzmir’den gelir; Bartın, Sinop, Zonguldak, Bursa, Kastamonu, Manisa, Kütahya ve Denizli de üretici iller arasındadır.

Denizli’nin Buldan ilçesinde 780–1175 m rakımlı orman içi alanlarda yetişen Buldan Kestanesi, 2020’den beri tescilli bir menşe adıdır (TÜRKPATENT No. 602). Aydın Kestanesi, Simav Kestanesi, Bursa Kestanesi ve Kastamonu Kuzu Kestanesi de tescilli coğrafi işaretlerdir.

Çiçek yapısı ve tozlanma

Kestanede erkek ve dişi çiçekler aynı ağaç üzerinde, haziran ayında açar. Erkek çiçekler uzun, sarımtırak püsküller hâlindedir; dişi çiçekler genellikle üçlü kümeler oluşturur ve bu kümeyi saran kapsül büyüyerek dikenli kirpiyi oluşturur. Yapraklandıktan sonra çiçek açtığı için çiçekleri ilkbahar donlarından az etkilenir.

Kestane çeşitlerinin çoğu kendine verimsizdir: kendi çiçek tozuyla meyve bağlayamaz. Bu nedenle bahçede birbirini tozlayabilen ve aynı dönemde çiçek açan en az iki çeşit bulunmalıdır. Erkek çiçekleri gelişmemiş (stamensiz) çeşitler tozlayıcı olamaz; en iyi tozlayıcılar bol çiçek tozu üreten çeşitlerdir. Kestane çoğunlukla rüzgârla tozlanır; arılar da katkı sağlar. İyi tozlanmayan kirpilerde içi boş, yassı meyveler oluşur.

İklim ve toprak

Kestane ılıman ve nemli iklimleri sever; kışın soğuğa oldukça dayanıklıdır, ancak sonbaharın erken donlarından zarar görebilir. Yazın yüksek sıcaklıktan çok, yağışsız geçen dönemlerdeki kuraklıktan etkilenir; yağışın yetersiz olduğu yıllarda, özellikle genç bahçelerde sulama verimi ve meyve kalitesini artırır. Çiçeklenme döneminde yağan yağışlar meyve tutumunu olumsuz etkiler. Soğuk havanın biriktiği çukur alanlar kestane bahçesi için uygun değildir.

Kestane kazık köklüdür; derin, gevşek, havalanan ve iyi drene olan, hafif asidik topraklarda iyi gelişir. Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü toprak pH’sının 5,5–6 civarında olmasını önerir. Kestane kireçli topraklara hassastır; su tutan ağır killi topraklar ise mürekkep hastalığı riskini artırır. Bahçe kurmadan önce toprak analizi mutlaka yaptırılmalıdır.

Fidan, dikim ve budama

Kestane, çeşit özelliklerinin korunması için aşılı fidanla çoğaltılır. Anaç olarak yabani kestane çöğürü ya da Avrupa ve Japon kestanesinin melezi olan klon anaçlar kullanılır. Mürekkep hastalığı riski olan yerlerde, hastalığa dayanıklılığı bilinen Maraval ve Marigoule gibi melez anaçlar üzerine aşılı fidanlar önerilmektedir. Anaç ile çeşit arasındaki aşı uyuşması önemlidir; bazı anaç–çeşit kombinasyonlarında aşı tutma ve yaşama oranı düşük kalabilir.

Kestane ağaçları geniş taç yaptığından bahçelerde geniş dikim aralıkları (yaklaşık 7–12 m) kullanılır. Ağaçlar genellikle doruk dallı (modifiye lider) şekilde terbiye edilir. Verim çağındaki ağaçlarda yalnızca seyreltme budaması yapılır; meyve gözleri sürgün uçlarında oluştuğu için yıllık sürgünler kısaltılmaz. Aşılı fidanlar birkaç yıl içinde meyve vermeye başlar; tam verime ulaşmaları daha uzun sürer.

Hasat ve depolama

Kestane hasadı çeşide ve bölgeye göre eylül ile ekim (yüksek yerlerde kasım) ayları arasında yapılır; dikenli kirpilerin açılmaya başlaması ve meyvenin doğal rengini alması hasat zamanının geldiğini gösterir. Yere düşen meyveler bekletilmeden toplanmalıdır. Hasatta dallara sırıkla vurmak ağaçta yaralar açar ve kestane kanserinin yayılmasını kolaylaştırır; yara açmayan bir hasat yöntemi seçilmelidir.

Kestane hasatta yüksek oranda su içerdiği için diğer sert kabuklulardan farklı olarak taze meyve gibi saklanır; soğuk depoda 0 °C civarında birkaç ay muhafaza edilebilir.

Dalda açılmış kirpinin içinde parlak kahverengi kestaneler
Olgunlaşıp açılmış kirpi. Foto: Benjamin Gimmel, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Başlıca hastalık ve zararlılar

  • Kestane dal kanseri (Cryphonectria parasitica): Kabuktaki yaralardan giren bir mantar hastalığıdır; dallarda ve gövdede çöküntü ve çatlaklar oluşturur, ağacı kurutabilir. Karantinaya tabidir ve TAGEM’e göre kimyasal mücadelesi yoktur. En çok bulaşık aşı kalemleriyle ve hasatta açılan yaralarla yayılır. Sağlıklı fidan ve aşı kalemi kullanmak, hastalıklı dalları sağlam kısımdan kesip yakmak ve budama aletlerini ağaçtan ağaca geçerken dezenfekte etmek en önemli önlemlerdir.
  • Mürekkep hastalığı (Phytophthora spp.): Kök ve kök boğazı hastalığıdır; yapraklar sararıp solar, ağaç tepeden kurur. Su tutan ağır topraklardan kaçınmak ve dayanıklı anaçlar üzerine aşılı fidan kullanmak en iyi korunma yoludur.
  • Kestane gal arısı (Dryocosmus kuriphilus): Türkiye’de ilk kez 2014’te Yalova’da saptanmış, karantinaya tabi bir zararlıdır. Tomurcuklarda yeşil veya pembe galler oluşturarak sürgün gelişimini ve verimi düşürür; başta bulaşık fidan ve aşı kalemleriyle taşınır. Mücadelede en başarılı yöntem, doğal düşmanı Torymus sinensis‘in salınmasıdır. Belirti görüldüğünde il veya ilçe tarım müdürlüğüne bildirilmelidir.
  • Kestane içkurtları: Larvaları meyvenin içinde beslenir. Kurtlu meyvelerin ayıklanıp yok edilmesi zararı azaltır.

Kaynak: TAGEM Zirai Mücadele Teknik Talimatları ve Bitki Sağlığı (GKGM) yayınları. Uygulamalar için il ve ilçe tarım müdürlüklerinin güncel tavsiyelerine başvurulmalıdır.

Kestane sürgün ucunda kestane gal arısının oluşturduğu yuvarlak galler
Kestane gal arısı galleri, Almanya. Foto: AnRo0002, CC0, Wikimedia Commons

Bu sayfadaki bilgiler, aşağıda listelenen araştırma enstitüsü yayınlarından, resmî kaynaklardan ve bilimsel yayınlardan derlenmiştir. Hasat zamanı, verim ve dikim aralığı gibi değerler yöreye, rakıma, çeşide ve bakıma göre değişir. Kestane fidanlarımız ve bahçe kurulumu hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Kaynaklar

  1. FAOSTAT, Crops and livestock products – Chestnuts, in shell (2024).
  2. Utku, Ö., Orman, E. Kestane Yetiştiriciliği (Çiftçi Broşürü). Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü, Yalova.
  3. TÜRKPATENT. Buldan Kestanesi, Coğrafi İşaret Tescil No 602 (menşe adı), 2020.
  4. TÜRKPATENT. Aydın Kestanesi, Coğrafi İşaret Tescil No 180 (menşe adı).
  5. Altın, Y. (2022). Kestane çeşit ve genotiplerinin çiçek tozu kalitesinin belirlenmesi. Yüksek lisans tezi, Bursa Uludağ Üniversitesi.
  6. Ulusay, H. (2022). Aydın ve İzmir illerindeki kestane üreticilerine yönelik durum tespiti. Ziraat Mühendisliği 375: 28–36.
  7. TTSM. Meyve ve Asma Tescilli Çeşitler Listesi.
  8. TAGEM. Zirai Mücadele Teknik Talimatları – Kestane kanseri.
  9. GKGM. Kestane gal arısı (Dryocosmus kuriphilus) Sürvey Talimatı.
  10. Akıllı Şimşek, S., Katırcıoğlu, Y.Z., Maden, S. (2018). Türkiye'de orman, park ve fidanlıklarda görülen Phytophthora kök çürüklüğü hastalıkları. TURJAF 6(6): 770–782.
  11. Ulusay, H. ve ark. (2025). Damage of chestnut weevil and chestnut tortrix in Aydın and İzmir provinces. TURJAF 13(7): 1889–1897.

Diğer Ürünlerimiz